Alandaki en kapsamlı derleme. Okuma hızı ile anlama arasındaki değiş tokuşu, göz hareketlerinin sınırlarını ve hızlı okuma tekniklerinin hangilerinin işe yaradığını inceliyor. Sitedeki "vaat etmiyoruz" bölümünün büyük bölümü bu derlemeye dayanıyor.
Kaynaklar
Bu sitede söylenen her şeyin bir dayanağı var. Dayanakların gücü aynı değil; hangisinin ne kadar sağlam olduğunu ayrı ayrı işaretledik.
Okuma ve hız üzerine
Hızlı okuma eğitiminin okuma hızı, anlama ve göz hareketleri üzerindeki etkisini ölçen deneysel çalışma. Kazanımın nereden geldiğine dair sitedeki yaklaşımın temeli.
Okuma hızının artırılmasının anlama ve göz hareketleri üzerindeki etkisini test eden yeni bir çalışma. Yaklaşık 400 kelime/dakika eşiğinin üstünde anlamanın düzenli olarak düştüğü yönündeki ifadenin dayanaklarından biri.
Türkiye'de resmî olarak tanımlanmış hızlı okuma kurs müfredatı. Buradaki bölümlenme mantığı ve kazanım tanımları, sitedeki müfredatın Türkiye bağlamına oturması için referans alındı.
Egzersizlerin kökeni
Başlangıçta dikkat özelliklerini incelemek için geliştirilmiş bir psiko-tanı aracı. Bugün hızlı okuma eğitiminde çevresel görüş ve tarama alışkanlığı çalıştırmak için kullanılıyor. Dikkat üzerindeki etkisi belgelenmiş, doğrudan okuma hızına aktarımı ise sınırlı ölçüde incelenmiş bir konu.
Uygulamadaki günlük seri ve tekrar mantığının dayanağı. Bilgiyi tekrar okumak yerine hafızadan geri çağırmaya çalışmanın daha etkili olduğu bulgusu, anlama sorularının okuma sonrasına konmasının nedeni.
Türkiye ortalaması hakkında bir uyarı
Sitede geçen "Türkiye'de ortalama okuma hızı 160-220 kelime/dakika" ifadesi, Türkçe okuma eğitimi kaynaklarında yaygın biçimde tekrarlanan bir aralıktır. Bu değer hakemli bir normatif çalışmadan gelmiyor. Karşılaştırma amacıyla, kaba bir referans olarak kullanıyoruz. Kendi ölçümünü başkalarının ortalamasıyla değil, kendi ilk ölçümünle karşılaştırman daha anlamlıdır; uygulama da bunu esas alır.
Neden bu sayfa var
Hızlı okuma, abartılı iddiaların çok olduğu bir alan. "Otuz günde dört kat", "sayfayı fotoğraf gibi çekme", "iç sesi tamamen susturma" gibi vaatler yaygın olarak pazarlanıyor ve bunların literatürde karşılığı yok. Ne söylediğimizin nereye dayandığını görebilmen, hangi iddiaya ne kadar güveneceğine kendin karar verebilmen için bu sayfayı ayrı tuttuk.